
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 498 |
Âfet Hanm, daha dorusu “Ebedî ef”, 2 Temmuz 1932’deki bu konferans, musâhabe (“exposé”) veyâ nutukta, yine kendi têlîfi olan Târih I lise ders kitabnn balangcnda olduu gibi, o devrin bilgileri çerçevesinde ve materyalist bir perspektifle, Arz’n teekkülü, “Yer yuvarlann devreleri”, canllarn türeme ve tek̃âmülleri hakknda bir hayli “îzâhat”ta bulunuyor ve bir dogma hâl̃inde kestirip atyor ki “nsanln kültür beii, Orta Asya’dr”, burada “brakisefal” bir üstün rk türemi, cil̃âl ta ve mâden medeniyetlerini bu üstün rk binâ etmi, o, bil̃âhare Hind’e, Çin’e, Orta-ark’a, Avrupa’ya, imâlî Afrika’ya, Amerika’ya yaylarak oralarda da büyük medeniyetlerin esâs âmili olmutur ve bahis mevzûu üstün rk “Türk”den bakas deildir… Bu iddiâlar için istinâd edilen delîller ise, skolastik Zihniyete muvâfk ekilde, birkaç Avrupal târih otoritesinin kitablarndan seçilmi pasajlardan ibârettir. G̃ûyâ kendine “lim Zihniyet ve Usûlü”nü “mürid” edinmi Kemalist Rejimin bu resmî, binâenaleyh îtirâz edilmesi memnû olan târih tezi, hayretle, ibretle okunuyor:
“Hayatn yeryüzünde belirdii zamana gelince onu tahminî [olarak] dahi tayin etmek mümkün deildir. Ancak, bugünkü ilim sayesinde hayatn tamamen fizik ve imik hâdiselerin neticesi olduunu düünmek hususunda kendimizi salâhiyettar görebiliriz.
“Her halde hayatn belirmesi için lâzm gelen artlar douran âmil, milyonlarca sene evvel günein malik olduu çok büyük radyo aktivitenin ültraviyole ualar ile yerin de o uzak zamanlarda haiz olduu radyo aktiv kuvvetidir. […]
“Hayatn baka baka muhit ve iklimlerin nebatlarndaki ve hayvanlarndaki tecelli ve inkiafna baklrsa ve insann da tabiî bir mahlûktan baka bir ey olmad düünülürse, insanlarn tek beikten çktklar iddiasnda srar etmek faydasz gibi görünür… […] [Orta Asya “beiinde” farkl bir rk teekkül etmitir ve “insanln yüksek kültür beii” orasdr:] Filhakika insanln, yüksek kültür beii yalnz bir tek yer olmutur: Orta Asya…” (Cumhuriyet, 3.7.1932, s. 5)
“Dolikosefal/Brakisefal” tefrîk̆i
Metnin ikinci ve daha uzun olan ksmn, Cumhuriyet’in bir sonraki nüshasndan (4.7.1932, ss. 5-6) tâk̆îb ediyoruz:
“Arkadalar;
“Beeriyette esasl olarak, balca iki bariz rk teekkül etmitir: Dolikosefal, Brakisefal… [“Dolichocéphale”: Uzun kafatasl… “Brachicéphale”: Yuvarlak kafatasl… Yunancada “dolikhos”, uzun; “brakhus”, ksa; “kephalê”, kafa demekdir.] Bu iki tipin karmasiledir ki, orta tipler çkmtr. […] [Takdîm-têhîrle ik̆tibâs ediyoruz:]
“Avrupa’ya Paleolitik ve Mezolitik devreye ait adi ta san’atn götüren bu Dolikosefaller oluyor. Avrupa’da yerli medeniyet vücude gelmiyor. Dünyann her tarafna yaylan bu Dolikosefal insanlar yalnz toporafya hususiyeti cihetile Orta Asya yaylasna girecek geçit bulamyorlard; orada bambaka bir rk teekkül etmi ve kültür sahalarnda çok ileri giderek Neolitik devri medeniyetini ve ondan sonra bütün beeriyetten evvel, maden devrini idrak eylemiti, bundan baka ziraati örenmi, hayvanlar herkesten evvel ehliletirmiti. Bu Orta Asya tipi müstesna olarak umumiyetle Brakisefal idi. […]
“Orta Asya’dan mada, bütün kt’alarda, Afrika’da, Avrupa’da ve dier yerlerde, kendiliklerinden Neolitik (yani cilâl ta) medeniyetine yükselmi kabiliyette adam yetimemitir. […]
“…Orta Asya’nn garbe kaplar açldktan sonra, cihann hali deiti, artk medeniyet yollar oradan, (Altay-Pamir) yaylasndan geliyordu. Bu yollarn yolcular, yalnz tarihten evvelki medeniyetlerile deil, tarih ile, tarihî medeniyetle mücehhez olarak yerleecekleri yerlere gidiyorlard.”

(Akam, 3.7.1932, s. 1)
Çankaya’nn 13 sene zarfnda bir numaral Hanmefendisi Âfet Hanm, 1932 1. Târih Kongresi’nin de yldzyd… Çünki orada “Büyük ef”i temsîl ediyordu ve okuduu konferans metni de onun elinden çkmt… Ayn günlerde, ayn Cemâat̃in bir baka mensûbu da (Keriman Hâlis Hanm), Türkiye (ve bil̃âhare Dünyâ) Kraliçesi seçilmiti ve bütün bir Cemâat̃, her sâhada Türk milletine Avrupallama rehberlii yapyordu…
* * *
“Dokuz bin (hattâ on binlerce yl) evvelki beyaz tenli” muhteem “Türkler”, “ana yurdlarnda” baka rklarla karmamlar
Orta Asya’da, “dokuz bin”, hattâ (konferansn sonunda ifâde edildii gibi) “on binlerce sene evvel” “beyaz tenli, brakisefal bir rk” olarak teekkül eden, “Türk”den baka türlü isimlendirilemiyecek olan bu medeniyet bânîsi üstün rk, “ana yurdu”nda iken, baka rklarla da karmyor; l̃âkin “ana yurdu”ndan çkp bütün dünyâya medeniyet götürdüü zaman, yerli halklarla karacak ve asln unutacaktr…
“Türk’ün ana yurdu, Orta Asya yaylasdr… Bu yurdun belkemii, (Altay’lar-Pamir) mntakasdr. Türk’ler bu beikte en az Milât’tan 9000 yl evvel, kültür sahibi bir rk olmu bulunuyordu.
“Burada bir meseleyi açkça ortaya koymak isterim. Orta Asya’dan ve orada yetien, çoalan ve balbana bir kültür yaratan insan kütlesinden bahsederken, tek bir rk düünüyorum, ve onun adna Türk diyorum. […]
“Orta Asya yaylalarnn otokton ahalisi, tek bir rk manzumesi halinde teekkül etmitir. Çünkü, baka kandan ve tipten hiç bir nevi halkn gelip karmasna, yurtlar hududundaki, tabiî manialar yüzünden, on binlerce yl imkân olmamtr.
“Bu Orta Asya rknn umumî olarak, açk vasf brakisefal olmasdr; cismanî teekkülü her türlü uydurma efsanelere ramen, mütenasiptir; teninin de sar renkle münasebeti yoktur. Esas ve umumî olarak beyaz tenlidir. […]
Yazar: Yesevizade Alpaslan Yasa |
02-03-22 |
||
| E mail: yenisoz.com.tr | Tweet | ||